Türkiye’nin ekonomik yol haritasının üç yıllık hazırlıkları, üst düzey ekonomik yetkililer tarafından değerlendirildi. Toplantıda, politika öncelikleri, makroekonomik tahminler, bütçe hedefleri ve yapısal önlemler üzerinde duruldu.
Orta Vadeli Program’ın 2027-2029 yılları için hükümetin güncellenmiş makroekonomik varsayımlarını, mali çerçevelerini ve yapısal reform gündemini belirlemesi bekleniyor. Programın Eylül ayı başında açıklanması planlanıyor.
Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), hazırlıkların ileri aşamada olduğunu ve üyelerin global ve yerel ekonomik gelişmeler doğrultusunda çalışmaların son durumunu gözden geçirdiğini bildirdi.
Program, enflasyon, büyüme, işsizlik, cari açığı, ihracatı ve ithalatı hedef alacak. Ayrıca, kamu kurumlarının harcamalarını belirleyecek üst limitler ve mali disiplini korumayı amaçlayan öncelikli reform alanlarını da tespit edecek.
Başkanlığını Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yaptığı EKK, maliye, ticaret, işgücü, enerji, sanayi ve tarım bakanları ile merkez bankası gibi önemli ekonomik kurumlardan üst düzey yetkilileri de içeriyor. Bu yılki toplantı, kurulun yedinci toplantısı oldu.
Açıklamaya göre, toplantıda programın ana politika öncelikleri, makroekonomik projeksiyonları, bütçe toplamları ve hedeflere ulaşmak için gereken yapısal önlemler değerlendirildi.
EKK, yol haritasının verimliliği ve rekabetçiliği artırmak amacıyla yapısal reformları önceliklendireceğini, aynı zamanda yatırım, üretim, istihdam ve ihracatı destekleyeceğini vurguladı. Ayrıca, gıda ve konut gibi tedarik tarafına yönelik anti-enflasyon önlemleri ile mali disiplinin devamlılığını da vurguladı.
Kurul, kamu kurumları, özel sektör, sivil toplum, meslek örgütleri ve akademi gibi paydaşların görüşlerini de dikkate alarak politika geliştirdiklerini belirtti.
EKK, hükümetin mevcut programı kapsamında makroekonomik göstergelerin iyileştiğini ve ekonominin artan küresel belirsizliklere rağmen daha dayanıklı hale geldiğini bildirdi. Büyümenin istikrarlı kaldığı, işsizliğin azaldığı ve enflasyon düşüş sürecinin devam ettiği belirtildi.
Ayrıca, Türkiye’nin üretim altyapısı ve piyasa çeşitlendirme çabaları sayesinde zorlu küresel koşullara rağmen ihracatın da yukarı yönlü bir trend izlediği ifade edildi.
Kurul, yüksek emtia fiyatlarının cari dengeyi baskılamaya devam ettiğini ancak açık oranının gayri safi yurtiçi hasıla (GSYİH) içinde sürdürülebilir seviyelerde kaldığını kaydetti. Ayrıca, jeopolitik gelişmelerin etkilerini hafifletmek için alınan önlemlere rağmen mali disiplinin korunduğu ve bütçe açığının genel hatlarıyla program hedefleriyle uyumlu olduğu bildirildi.
Üreticiler ve ihracatçılar için finansman erişimini artırmaya yönelik önlemler de EKK tarafından vurgulandı. Devlet, belirli imalat sektörlerindeki çalışanlar için kişi başı prim desteğini 3.500 TL’ye (neredeyse 73 dolar) yükseltirken, ihracatçılar için günlük rediscount kredi limiti 4,5 milyar TL’den 5 milyar TL’ye çıkarıldı.
Yatırım Taahhüt Avans Kredisi Programı’nın üst sınırı 750 milyar TL’ye yükseltilirken, imalat sanayisine 250 milyar TL’lik ek kredi desteği sağlandı. Hükümet ayrıca, jeopolitik gelişmelerin etkisini dengelemek için turizm sektörüne ek finansman sundu ve EKK, turizm şirketleri için 60 milyar TL tutarında Hazine destekli finansmanın sağlanacağını açıkladı.
