ABD destekli terör örgütü YPG, Salı günü, özerk yönetimlerinin ve tüm askeri ile sivil yapılanmalarının feshedildiğini duyurdu.
Grubun liderlerinden Ferhat Abdi Şahin, bu açıklamayı Şam’daki Halk Sarayı’nda gazetecilere yaptı.
Şahin, “Başkan Ahmed al-Sharaa ile varılan anlaşmanın ardından, güçlerimizin Suriye ordusunun tugaylarına entegrasyon sürecinin tamamlanmasıyla, bugün büyük bir sorumluluk duygusuyla kendimizi bağımsız bir askeri kuvvet olarak feshettiğimizi duyuruyoruz” şeklinde konuştu.
2015 yılında ABD desteğiyle kurulan YPG, PKK’nın Suriye kolu olarak biliniyor. Washington, PKK ile olan bağları nedeniyle Türkiye’nin uzun süredir itirazlarına rağmen, örgütle DAEŞ’le mücadelesinde ortaklık kurmuştu.
PKK, Türkiye’ye karşı uzun yıllardır süren bir mücadele yürütüyor ve Türkiye, ABD ve Avrupa Birliği tarafından terör örgütü olarak tanımlanıyor. YPG, DAEŞ’e karşı Washington’un yerel zemindeki ana ortağı haline geldi ve zamanla Suriye’nin kuzey ve kuzeydoğusunun büyük bölümlerini kontrol altına aldı, bu bölgeler ülkenin petrol kaynaklarının çoğunu içeriyor.
Suriye yönetimi ile YPG arasında 29 Ocak’ta imzalanan yeni bir anlaşma, ateşkesi ve grubun devlet kurumlarına kademeli entegrasyonunu öngörüyor.
Şahin, “Bugün koşullar değişti ve ülke, barış ve katılım ile tanımlanan yeni bir aşamaya girdi” dedi.
Suriye’deki siyasi ve askeri tablo, 2024 yılı sonlarında devrilen uzun süredir yöneten Beşar Esad’dan sonra dramatik bir şekilde değişti ve Şam’da al-Sharaa liderliğinde yeni otoriteler kuruldu.
Ocak ayında hükümet güçleri ile YPG arasında çıkan çatışmaların ardından, Şam önemli bölgeleri geri aldı, bu bölgeler arasında Rakka ve Deyrizor bulunuyor. İki taraf, ardından kuzeydoğudaki askeri, güvenlik ve sivil yapıları devlet yapılarıyla entegrasyona dair bir anlaşma sağladı.
Al-Sharaa, Salı günü Şahin ile, YPG’nin devlet kurumlarına entegrasyonu için atılacak adımları görüşmek üzere bir araya geldi.
Toplantıda, “Suriye devlet kurumlarına entegrasyon ile ilgili bir dizi mesele ve devletin varlığını güçlendirmek için atılacak adımlar” ele alındı.
Geçen ay Suriye yetkilileri, ülkenin YPG’nin yaklaşık 9.000 eski üyesini ulusal güvenlik kurumlarına entegre ettiğini açıkladı. YPG’nin üst düzey eski bir yetkilisi ise savunma bakan yardımcısı olarak atandı.
Bu entegrasyon, YPG’nin Suriye’nin devlet kurumlarına dahil edilmesine yönelik anlağın uygulanmasında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Yetkililer, yaklaşık 5.000 eski YPG savaşçısının Suriye Savunma Bakanlığı’na, 4.000’inin ise İçişleri Bakanlığı’na katıldığını aktardı. YPG ile daha önce bağlantılı olan yabancı savaşçılar ise yeniden yapılanma süreci kapsamında ülkeden çıkarıldı.
Suriye yönetimi, bu süreci “fermuar modeli” olarak adlandırılan kademeli bir yaklaşım olarak tanımlıyor. Bu modelde, güvenlik, idari ve siyasi önlemler aynı anda ilerliyor ve iki taraf arasında güven inşa ediliyor.
AK Parti, YPG’nin feshini memnuniyetle karşıladı. Ankara, paralel silahlı yapıların ortadan kaldırılmasının ve Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasının, komşu ülkedeki kalıcı istikrar için şart olduğunu defalarca dile getirdi.
YPG’nin feshi, Şam’ın Suriye genelinde merkezi otoriteyi yeniden sağlama çabaları açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
AK Parti sözcüsü Ömer Çelik, Çarşamba günü, terör örgütünün feshedilmesinin, Suriye’nin iç birliğini güçlendiren önemli bir eşik olduğunu belirtti. Çelik, “Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün korunmasını her zaman destekledik” ifadelerini kullandı.
Çelik, Türkiye’nin, Suriye halkını terörizmden ve “emperyalist saldırılardan” koruma mücadelesini vurgulayarak, “Yıllar ve tarih bu onurlu mücadelenin tanığıdır” dedi.
Çelik, YPG’nin feshinin Suriye’nin iç bütünlüğü açısından önemli bir gelişme olduğunu da sözlerine ekledi. Ayrıca, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed al-Sharaa yönetimi tarafından atılan kapsayıcı yönetişim adımlarını da övdü ve bu adımların ülkenin yıllar süren çatışmanın ötesine geçmesine yardımcı olduğunu belirtti.
Çelik, Suriye’deki gelişmeleri Türkiye’nin daha geniş “terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” hedefleriyle ilişkilendirerek, bu girişimlerin dış aktörlerin Türkiye’nin komşu bölgesini bölme ve sömürme çabalarını engellemeye kararlılığını temsil ettiğini söyledi.
Çelik, bu politikanın aynı zamanda bölgedeki Kürt toplulukları için daha istikrarlı bir gelecek perspektifi sunduğunu belirtti.
Türkiye’nin, Suriye ve komşu ülkelerin istikrarını, güvenliğini ve refahını güçlendirmek amacıyla atılan adımları desteklemeye devam edeceğini vurguladı.
