Perşembe günü itibarıyla 110 binden fazla Kanadalı, tartışmalı ABD Büyükelçisi Pete Hoekstra’nın görevden alınması için bir dilekçeye imza attı. Bu durum, iki komşu ülke arasındaki derinleşen anlaşmazlıkların bir başka işareti olarak değerlendiriliyor.
Hoekstra, Donald Trump’ın sıkı bir savunucusu ve Michigan eyaletinden eski bir Cumhuriyetçi kongre üyesi olarak, Nisan 2025’te Ottawa’ya gelmesinin ardından çalkantılı bir görev süreci geçirdi.
Mayıs ayında Globe and Mail’de yayımlanan bir köşe yazısı, Hoekstra’yı patronunun “agresif davranışını” yansıtmak konusunda hevesli biri olarak nitelendirdi.
Köşe yazısında, “Pete Hoekstra, Kanadalıların neden bu kadar üzgün olduğunu anlamıyor,” denildi. Hoekstra, Kanada’nın, Trump’ın tehditleri ve havalı konuşmalarına tepki göstermesini “anlaşılmaz hoşnutsuzluk” olarak değerlendirdi.
Açık kalan dilekçe, 18 Kasım’a kadar imzaya açık olacak ve Hoekstra’yı Kanada’nın 51. eyaleti olarak ilhak etme tehditlerini normalleştirmekle suçluyor. Vatandaşların başlattığı bu girişim, Hoekstra’nın “persona non grata” ilan edilmesini ve Kanada’dan sınır dışı edilmesini talep ediyor.
Perşembe sabahı itibarıyla, Kanadalı parlamento sitesine göre, 116 binden fazla imza toplanmış durumda. Toplanan imzaların ardından, belge, Yeşil Parti’nin tek milletvekili Elizabeth May tarafından Avam Kamarası’na sunulacak.
Hoekstra’nın Kanada’daki görevi süresince, eski ABD Başkanı Ronald Reagan’ı alıntılayarak serbest ticaretin önemine dair bir anti-tarife reklamı yüzünden bir Ontario yetkilisine ağır hakaretler ettiği iddia edildi. Ontario eyalet hükümeti tarafından hazırlanan bu reklam, Trump’ı öfkelendirerek tüm ticaret müzakerelerini askıya almasına neden oldu.
Haziran ayında Hoekstra, ABD’nin Kanada’yı ilhak etme fikrinin, Trump için Kanada Başbakanı Mark Carney ile “harika bir tartışma” olabileceğini söyledi. Trump’ın gümrük tarifelerini savunan Hoekstra, Kanadalıların bu önlemleri bir ticaret savaşı olarak nitelendirmesine de eleştirilerde bulundu.
Öte yandan, Hollanda doğumlu Hoekstra, Trump’ın ilk döneminde Hollanda’daki büyükelçilik görevinde de tartışmalarla karşılaşmıştı. 2015 yılında, Müslümanların Hollanda’da “girilmez alanlar” oluşturduğunu ve politikacıları “yakmakla” suçladığı yanlış beyanları yüzünden özür dilemek zorunda kaldı.
