Türk sinemasının tanınmış yüzlerinden biri olan İstanbul doğumlu aktör, yazar ve yapımcı Tarık Akan, vefatının 10. yıl dönümünde anılıyor. 1971 yılında başlayan 45 yıllık kariyeri boyunca, romantik komedilerden toplumsal ve siyasi dramalara geçiş yapan Akan, Türk sinema tarihindeki yerini sağlamlaştırdı.
Tahsin Tarık Uregül adıyla 13 Ekim veya 13 Aralık 1949’da İstanbul’da dünyaya gelen Akan, çocukluğunun bir kısmını Erzurum ve Kayseri’de geçirdi. Ailesi daha sonra İstanbul’un Bakırköy ilçesine yerleşti. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi alan Akan, ardından İstanbul Üniversitesi’nde gazetecilik okudu. Öğrencilik yıllarında Ataköy Plajı’nda cankurtaranlık ve gazoz satıcılığı gibi çeşitli işlerle hayatını kazandı.
Akan, 1970 yılında Ses dergisinin düzenlediği “Sinema Sanatçısı Yarışması”nı kazanarak sinema dünyasına girdi. İlk başta birkaç yapımcı tarafından reddedilen Akan, 1971’de Mehmet Dinler’in yönettiği “Solan Bir Yaprak Gibi” adlı filmle ekranlarda boy göstermeye başladı. Bu filmle birlikte Tarık Akan adını kullanmaya başladı. Aynı yıl Filiz Akın ile birlikte “Emine” adlı filmde başrolü paylaştı.
1970’lerin ilk yarısında 12’ye yakın filmde rol alan Akan, “Canım Kardeşim”, “Sev Kardeşim”, “Mavi Boncuk” gibi yapımlarla büyük bir şöhrete kavuştu. Ertem Eğilmez’in “Hababam Sınıfı” filmindeki Damat Ferit karakteri ile tanınmaya devam etti. 1970’lerin ikinci yarısında ise sosyal ve politik konulara yöneldi, “Nehir”, “Maden”, “Sürü” gibi filmlerde yer aldı. 1982 Cannes Film Festivali’nde “Yol” filmiyle Palme d’Or ödülünü kazandı ve bu film kariyerinin en önemli eserlerinden biri oldu.
Tarık Akan, kariyeri boyunca birçok ödül aldı. 1990’lara kadar toplamda yedi kez Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu ödülüne layık görüldü. 2016 yılında akciğer kanseri tedavisi sonrası 66 yaşında hayata veda etti. Ölüm yıl dönümünde, onu anmak için Bakırköy’deki Tas Mektep’te düzenlenen bir tören gerçekleştirildi.
Bugün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Bakırköy Belediyesi, Tarık Akan’ın hayatı ve kariyerine yönelik ayrı bir anma programı düzenliyor. Ailesi ve sanat dünyasından dostları, ortak anılarla Akan’ı yaşatmaya devam ediyor.
