Yeni Delhi’de Cuma günü düzenlenen büyük protestolarda yüzlerce gösterici gözaltına alındı. Gençlerin öncülüğünde gerçekleştirilen eylemler, Hindistan’ın Baş Seçim Komiseri Gyanesh Kumar’ın istifası talep edilerek yapılırken, ülkenin seçmen listelerinde yapılan tartışmalı revizyonlar üzerine yoğunlaştı.
Cockroach Janata Partisi (CJP) öncülüğündeki protestolar, öğrenci gruplarını, sivil toplum kuruluşlarını ve muhalefet politikacılarını New Delhi ve Mumbai gibi çeşitli şehirlerde bir araya getirdi.
Yetkililer, başkent New Delhi’de toplanmalara kısıtlamalar getirerek Jantar Mantar’da büyük sayıda polis ve paramiliter personel konuşlandırdı. Delhi polisi, Aam Aadmi Parti liderleri ve öğrenci aktivistlerin de aralarında bulunduğu 700’den fazla kişiyi gözaltına aldı.
Gözaltına alınan protestocular, kısıtlı alanlara ulaşma çabaları sırasında otobüslerle götürüldü. Jantar Mantar çevresindeki birçok metro istasyonu ise kalabalıkların toplanmasını engellemek amacıyla kapatıldı. Protestolar, seçim komisyonunun seçmen listelerinde yaptığı “Özel Yoğun Revizyon” (SIR) üzerine odaklanıyor.
Bu ulusal çalışma, 2025 yılında başladı ve seçmen uygunluğunun kapsamlı bir şekilde doğrulanmasını içeriyor. Amnesty International ve diğer raporlara göre, bu süreçte taslak seçmen listelerinden 130 milyonun üzerinde isim çıkarıldı. Ancak Seçim Komisyonu, bu uygulamanın ölü, çift kayıtlı ve diğer nedenlerle uygun olmayan seçmenleri çıkarmayı amaçladığını belirtiyor.
Muhalefet partileri ve aktivistler, revizyonların geniş ölçeğinin uygun seçmenlerin yanlış bir şekilde dışlanma riskini artırdığını savunuyorlar. Ayrıca sürecin şeffaflığını sorgularken, bu durumu daha yoksul ve marjinalleşmiş toplulukları orantısız bir şekilde etkileyebileceği yönünde endişelerini dile getiriyorlar.
Protestoların ardından, Sukhbir Singh Sandhu ve Vivek Joshi gibi seçim komiserlerinin, seçmen ekleme ve çıkarma işlemleri ile ilgili endişeleri dile getirdiği bildirildi. İddialar, 10 aylık bir dönemde ortaya çıktı. Seçim Komisyonu ise siyasi manipülasyon suçlamalarını reddederek, yaptıkları eylemlerin yasal çerçevede gerçekleştirildiğini vurguladı.
Protestoların devam etmesi ve genişlemesi beklenirken, CJP, diğer Hint şehirlerinde de eylemler organize edecek ve Kumar’ın istifasını talep edeceklerini duyurdu. Cuma günkü baskılar, Amnesty International’dan eleştiriler aldıb, sükunet içinde protesto etme hakkının hükümetin onayına bağlı olmadığını belirtti.
Protestoların yapıldığı gün, ayrıca Gandhi Jayanti olarak da bilinen Mahatma Gandhi’nin doğum günüydü. Gandhi’nin Hindistan’ın bağımsızlığı için şiddetsiz direnişi ön plana çıkardığı bu gün, eylemciler için sembolik bir anlam taşıyor.
Bu tartışmalar, Hindistan’ın Seçim Komisyonu’nun rolüne yönelik yeniden bir dikkat çekerek, siyasi muhalefetin büyümesine neden oluyor. Seçim Komisyonu, revizyonu yasal bir doğrulama çalışması olarak savunsa da, protestocular ve muhalefet bu sürecin uygun vatandaşların oy kullanma haklarını elinden alabileceğini öne sürüyor.
Bu anlaşmazlığın, seçmen doğrulama süreci boyunca Hindistan’ın önemli bir siyasi meselesi olmaya devam etmesi bekleniyor.
