Avrupa hükümetleri, AB liderleri ve Birleşmiş Milletler, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne destek vererek, mahkeme yetkililerine yönelik yeni ABD yaptırımlarını kınadı. Yaptırımların, uluslararası adaletin bağımsızlığını tehdit ettiği uyarısında bulunuldu.
Son yaptırımlar, Japonya’dan ICC Başkanı Tomoko Akane ve Senegal’den Başsavcılık Ofisi’nde kıdemli dava avukatı olan Abdoulaye Seye’yi hedef alıyor.
Yaptırımlar, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi tarafından başlatılan geniş kapsamlı bir baskı kampanyasının parçası. Tansiyon, ICC’nin İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında Gazze’deki savaş suçları nedeniyle tutuklama emirleri vermesiyle artmış durumda.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, ABD’nin ICC yetkililerine yaptırım uygulama kararına ilişkin “ciddi endişe” duyduğunu ifade etti. Guterres’in sözcüsü Stephane Dujarric, “Genel sekreter, bu atama ve diğer Uluslararası Ceza Mahkemesi çalışanlarına yönelik devam eden atamalarla ilgili ciddi endişelerini dile getiriyor.” dedi ve BM’nin ICC’yi “uluslararası ceza adaletinin temel bir direği” olarak gördüğünü vurguladı.
Fransa, söz konusu önlemleri kınayarak hedef alınan yetkililere destek verdi. Fransa Dışişleri Bakanlığı, mahkemeye, personeline ve destek veren sivil toplum kuruluşlarına yönelik tehditlerin her türlü biçimini kınadıklarını belirtti.
BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Washington’un yaptırımları derhal kaldırması çağrısında bulundu. Türk, bu önlemleri kabul edilemez olarak nitelendirerek, insan hakları ile hukukun üstünlüğünü korumak amacıyla kurulan kurumların savunulması gerektiğini vurguladı.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, ICC’ye destek vererek, mahkeme görevlilerinin bağımsız ve dış baskı olmadan görevlerini yerine getirmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, mahkemenin dünyanın en ciddi suçlarına maruz kalan kurbanlara adalet sağlama konusunda önemli bir rol oynadığını belirttiler.
İngiltere, mahkemenin bağımsızlığına olan desteklerini yineleyerek, en ciddi uluslararası suçlardan sorumlu olanların hesap vermesi gerektiğini ifade etti. Almanya, mahkemenin bağımsız bir kurum olarak korunmasının merkezi önem taşıdığını kaydetti.
İspanya, ABD yaptırımlarını mahkemenin bağımsızlığına, bütünlüğüne ve tarafsızlığına yönelik “açık bir saldırı” olarak niteledi ve ciddi suçlara karşı hesap verme ve kurbanlara adalet sağlama rolünü vurguladı.
Hollanda da son yaptırımları reddetti. Dışişleri Bakanı Tom Berendsen, uluslararası mahkemelerin ve tribunalin görevlerini serbest bir şekilde yerine getirmesine izin verilmesi gerektiğini belirtti.
ICC, yeni ABD yaptırımlarını “yargı bağımsızlığına yönelik açık saldırılar” olarak nitelendirerek şiddetle kınadı. Mahkeme, 18 yargıcından dokuzunun, iki yardımcı savcının, eski savcının ve bir personelin şu an ABD yaptırımlarına tabi olduğunu açıkladı.
Son yaptırımlar, Trump’ın Şubat 2025’te belirlenen yaptırımlarının bir parçası olarak, Washington’un mahkemenin İsrail ile ilgili eylemlerine karşı çıkmasının ardından geldi.
