Amerikan Merkez Bankası (Fed), 25 baz puanlık bir faiz artışı kararı alarak, üç yıl aradan sonra ilk kez faiz oranlarını artırdı. Bu artış, devam eden enflasyonun, Başkan Donald Trump’ın düşük kredi maliyetleri çağrılarını gölgede bırakması nedeniyle gerçekleşti.
Faiz oranlarındaki çeyrek puanlık artış, Fed’in ana faiz oranını yaklaşık %3,9 seviyesine çıkarırken, zamanla mortgage, otomobil kredileri ve kredi kartları için borçlanma maliyetlerinin artabileceği öngörülüyor. Fed, yaptığı çeyrek dönem projeksiyonlarında, faiz belirleme komitesinin bu yıl içinde ikinci bir artış beklediğini ve oranların %4,1’e yükselebileceğini de belirtti.
Fed’in açıklamasında, “Bugünkü politika adımı, merkez bankasının %2 enflasyon hedefine daha hızlı bir şekilde dönmesini destekleyecektir” ifadesine yer verildi. Bu karar, Amerikalıların gıda, benzin ve konut gibi yüksek maliyetlerle mücadele ettiği bir dönemde alındı. Ekonomik durum, yaklaşan ara seçimler için önemli bir konu haline geldi.
Fed Başkanı Kevin Warsh, yaptığı basın toplantısında, işgücü piyasasının dayanıklı olduğunu ancak enflasyonun yıllardır %2 hedefine yukarıda seyrettiğini vurguladı. Warsh, “Enflasyon çok yüksek ve uzun süredir böyle,” dedi. Mayıs ayında göreve başlayan Warsh, Fed’in enflasyonu kontrol altına alma kararlılığını dile getirerek, politika belirleyicilerin verilerden yararlanarak enflasyonun doğru yönde gidip gitmediğini değerlendirileceğini ifade etti.
