California’daki itfaiyecilerin, kanser önleme uygulamalarını benimsemelerinde önemli bir değişim yaşandığı bildiriliyor. Yeni bir çalışma, yangınla mücadele ekiplerinin güvenlik önlemlerine ve koruyucu giysilere olan tutumlarının nasıl evrildiğini inceliyor.
Kalıntı madde ve kirli ekipmanlar, Amerikan itfaiyecileri için cesaret ve deneyimin simgesi olagelmiştir. Ancak kirli ekipmanlara maruz kalmanın kanser riskini artırabileceği vurgulanıyor. California Üniversitesi, Riverside’da yürütülen bir araştırma, bu durumun itfaiyeciler üzerindeki etkilerini inceliyor.
4 Ağustos’ta Social Science & Medicine dergisinde yayımlanan çalışmada, 48 itfaiyeci ile yapılan görüşmelere dayanarak, kalıcı bir değişim için yalnızca güvenlik gerekliliklerinin yeterli olmadığı, derin bir değer değişiminin gerekli olduğu belirtildi.
Yangınla mücadele alanındaki mesleki kimliklerin sağlık bilgilerini etkilemesi gerektiği ifade ediliyor. Önceki araştırmalarda, kirli ekipmanların bir onur sembolü olarak görüldüğü ve bu nedenle kanserojen maruziyetini artıran davranışlarda bulunma olasılığının iki kat daha fazla olduğu ortaya konmuştu. Araştırmaya katılanlar, eski istasyonlardaki hiyerarşinin, en kirli olanın en havalı olarak değerlendirildiği bir ortam oluşturduğunu belirtiyor.
California’daki itfaiye departmanları arasında yapılan bir vaka çalışması, mesleklerinin risk alma kültürüne rağmen değişimlerin nasıl kök saldığına dair bulgular sunuyor. Araştırma, kanser önleme bilgisinin artık mesleğin temel bir parçası olarak kabul edildiğini ve temiz ekipmanın profesyonellik ile özverinin sembolü haline geldiğini gösteriyor. Genç itfaiyecilerin, kanser önleme eğitimine daha açık olduğu ve güvenlik önlemlerinin benimsenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Sonuçlar, güvenlik uygulamalarının, departmanlar, nesiller ve kariyer aşamalarına göre farklılıklar gösterdiğini de ortaya koyuyor. Bu çalışma, koruyucu ekipmanın kullanımının teşvik edildiği diğer yüksek riskli mesleklerde de benzer değişimlerin yaşanabileceğini gösteriyor.
Araştırma, California Yangın Figher Kanser Önleme ve Araştırma Programı tarafından desteklenmiştir.
