Türkiye, Adalet Bakanı Akin Gurlek’in Twitter üzerinden yaptığı açıklamaya göre, Başbakan Benjamin Netanyahu ve 35 diğer İsrailli yetkili hakkında soykırım dâhil olmak üzere çeşitli suçlamalarla Interpol’den Kırmızı Bülten talep etti.
Gurlek, “Gaza’da soykırım politikası uygulayan Netanyahu hükümetinin dokunulmaz ve hesap vermeyen bir yönetim olduğu anlayışını kesin bir dille reddediyoruz.” ifadelerini kullandı.
Gurlek ayrıca, “Gaza’da işlenen suçların üstünün örtülmesine ya da faillerinin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz. Ulusal ve uluslararası hukukun tüm imkânlarını kararlılıkla kullanacağız.” dedi.
Sonraki açıklamalarında, “Filistin halkı, zulme uğrayanlar ve insanlığın vicdanı yanında kararlılıkla durmaya devam edeceğiz.” diyerek, insanlığa karşı işlenen suçların faillerinin yasal olarak sorumlu tutulması için gerekli adımları atacaklarını belirtti.
Interpol’ün web sitesine göre, Kırmızı Bülten, dünya çapındaki kolluk kuvvetlerine bir kişinin bulunması ve potansiyel olarak yakalanması için talepte bulunma aracıdır. Ancak, aranan kişinin tutuklanıp tutuklanmaması yerel ajansın takdirine bağlıdır.
Türkiye, Netanyahu ve diğer 35 İsrailli yetkiliyi, Ekim 2025 Global Sumud Filotilasının deniz müdahalesi ile ilgili olarak Nisan ayında suçlamış ve toplamda 4,596 yıl hapis cezası istemişti. Türkiye, Kasım ayında İslamcı aktivist Greta Thunberg’in de aralarında bulunduğu filotila katılımcılarının 400’den fazla kişi tutuklanınca ilk tutuklama warrantsını çıkarmıştı.
Gurlek’in duyurusunun ardından, Salı günü Suriye’nin İdlib bölgesindeki Abu al-Duhur askeri hava üssüne yönelik bir IDF saldırısı meydana geldi. Bir kaynak, Çarşamba günü The Jerusalem Post’a yaptığı açıklamada, saldırıların İsrail ve Türk güçleri arasında bir çatışmayı önlemek amacıyla gerekli olduğunu söyledi.
Ankara, Türk kuvvetlerinin İsrail’e tehdit oluşturduğuna dair iddiaları reddederek, “Kudüs’ün eylemleri, Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü hedef alan yasadışı hava saldırılarını meşrulaştırmak amacı taşımaktadır.” şeklinde bir açıklama yaptı.
Türkiye Cumhuriyeti, Suriye’de barış, istikrar ve refah sağlamak amacıyla Suriye hükümeti ile kararlı bir şekilde işbirliği yapmaya devam edeceğini vurguladı.
İsrail Başbakanlık Ofisi ise Cuma günü Türkiye’nin açıklamalarına yanıt vererek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “anti-Semitik bir diktatör” olarak nitelendirdi ve Türkiye’nin ikiyüzlülüğüne uzun zamandır şaşırmadıklarını belirtti.
Açıklamada ayrıca, “İsrail, Türkiye’nin bölgedeki istikrarsızlaştırma çabalarına ve güvenliğine yönelik her türlü tehdite karşı güçlü bir şekilde hareket etmeye devam edecektir.” ifadelerine yer verildi.
