Türk savcıları, 2015 yılında Fenerbahçe takım otobüsüne yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıyı yeniden açtı ve genişletti. Mobil telefon kayıtları, baz istasyonu verileri, ayak izi kanıtları ve adli bulgular kullanılarak, planlı saldırıyla ilişkili olduğu iddia edilen beş şüpheli belirlendi.
Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianame, tutuklu bulunanlar da dahil olmak üzere beş şüpheli için, otobüste bulunan 39 kişinin kasten öldürülmesi ve mala zarar vermek suçlamasıyla hapis cezası talep ediyor.
Saldırı, 4 Nisan 2015 tarihinde, Fenerbahçe takımının Rizespor ile oynadığı maçtan sonra dönerken, Trabzon’un Sürmene ilçesinin Soğuksu mahallesinde gerçekleşti. 53 DE 618 plakalı takım otobüsüne yapılan saldırıda, otobüs sürücüsü Ufuk Kıran ağır yaralandı, oyuncular ve teknik ekip ise büyük bir felaketten kıl payı kaçtı.
Başlangıçtaki soruşturma birkaç yıl sürdü ve 2020’de savcılık ileri işlemlere devam etmeme kararı aldı. Ancak, 2026 yılında elde edilen yeni deliller, yetkilileri bu kararı bozarak soruşturmayı yeniden açmaya yöneltti ve saldırının daha kapsamlı bir şekilde incelenmesini sağladı.
İddianame, 12 ciltlik bir delil dosyası ile birlikte sunulmuş olup, saldırının Yusuf Ö., Hakan H., Emiral A., Özgür E. ve Özden R.K. adıyla bilinen beş şüpheli tarafından düzenlenen koordineli bir planla gerçekleştirildiğini savunuyor.
Saldırı gecesindeki dijital kanıtlar üzerinde yoğunlaşan araştırmacılar, çok sayıda mobil telefon kulesinden gelen iletişim kayıtlarını inceledi. İddianameye göre, şüphelere ait iletişim trafiği, saldırının gerçekleştiği 22:18 civarında zirve yaptı.
İddianamede geçen önemli bulgulardan biri de, Yusuf Ö.’nün saldırı sırasında evinde olduğunu söylemesine rağmen, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan alınan baz istasyonu kayıtlarının bu beyanıyla çeliştiği yönünde. 54 farklı baz istasyonuna ait verilerin incelenmesinde, Yusuf Ö.’nün saldırıdan önce Sürmene’nin Yemişli mahallesindeki bir kuleyle bağlantı kurduğu tespit edildi.
Ayrıca, saldırı yerine giden bir yolda bir ayak izi bulundu. Bu iz, şüphelinin ikamet ettiği yerle örtüşüyor, soruşturmanın bir parçası olarak incelenen bir diğer kanıtı oluşturuyor.
İddianame, saldırının rastgele bir saldırı olmadığını, önceden planlanmış bir operasyon olduğunu ve farklı şüphelilerin belirli rollere atandığını belirtiyor. Hakan H., Emiral A. ve Özgür E.’nin, Fenerbahçe takım otobüsünü takip edip, bilgi aktardıkları iddia ediliyor. Yusuf Ö. ve Özden R.K.’nin ise saldırı noktasında konumlandıkları belirtiliyor.
Olay yerinden yaklaşık 130 metre uzakta, Devran Deresi’nde bir Superpoze 12 kalibre pompalı tüfek bulundu. Adli incelemeler, bu silahın şevrotin adı verilen büyük kurşun mermileri ateşlediğini gösterdi. Ateşin, silahın etkili menzilinden yaklaşık 40 metre uzaklıktan açıldığı tespit edildi.
Bulgular, otobüsün sürücü kabinine kasıtlı olarak nişan alındığı ve rastgele bir ateş açılmadığı görüşünü destekledi.
Savcılık, her iki merminin de sürücü kabinine ve Ufuk Kıran’ın baş bölgesine yönlendirildiğini, bu durumun onun öldürülmesine yönelik bir niyet gösterdiğini vurguladı. Ancak, iddianame potansiyel sonuçların sadece sürücü ile sınırlı olmadığını savunuyor.
Otobüs ateş altındayken yüksek hızda hareket ediyordu. Sürücünün ağır yaralanması, aracın kontrolden çıkıp bir uçuruma ya da denize düşme riski taşıdığını, bu durumun tüm yolcuların hayatını tehlikeye attığını belirtti. Bu nedenle, savcılık, beş şüphelinin tüm yolcuları hedef aldığını iddia ederek, kasten öldürmeye teşebbüs suçlaması yöneltti.
İddianame ayrıca mala zarar verme suçunu da kapsıyor. Dosya, Trabzon Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi ve on yıldan fazla süredir çözülmeyen bir soruşturmadaki önemli bir gelişmeyi temsil ediyor.
