Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Uçum, önümüzdeki seçimlerin tarihiyle ilgili tartışmalara açıklık getirdi. Uçum, Perşembe günü gazetecilere yaptığı açıklamada, seçimlerin en muhtemel tarihinin 16 Nisan 2028 olduğunu ve bu tarihin 2017 yılında yapılan referandumla aynı olduğunu belirtti. Ayrıca, bu tarihin Erdoğan’ın katılabileceği son seçim olacağının altını çizdi.
Uçum, seçimlerin bu tarihte yapılabilmesi için Meclis’in seçimlerin yenilenmesini onaylaması gerektiğini, bunun için de 360 milletvekilinin desteğine ihtiyaç olduğunu ifade etti. Muhalefetin erken seçim talepleri arasında 2027’nin son çeyreğinde seçim yapılma olasılığının “düşük” olduğunu da ekledi.
Türk yasalarına göre, normal şartlar altında bir seçim Mayıs 2028’de yapılacaktır. Ancak Anayasa, Meclis’in 600 milletvekilinden 360’ının desteğiyle erken seçim çağrısı yapmasına izin vermektedir; bu da Erdoğan’ın bir dönem daha aday olmasının yolunu açabilir.
Erdoğan’ın partisinin (AK Parti) ve müttefiki Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) toplamda 326 milletvekili bulunmaktadır. Önceki gün MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin Erdoğan’ın adaylığına olan desteğini yineledi. Hükümet, seçimlerin zamanında yapılacağı konusunda ısrarcı tavrını sürdürmektedir. Erdoğan, 2003 yılında başbakan olarak göreve başlamış, 2014’te cumhurbaşkanı seçilmiştir. Türkiye’nin yürütme sistemine geçişinin ardından 2018 ve 2023’te yeniden seçilmiştir.
Uçum, ayrıca geçen ay çıkarılan yeni bir yasa ile ilerleme kaydeden terörsüz Türkiye inisiyatifine de değindi. Bu yasa, 2025’te dağılacağını açıklayan PKK üyesi kişilerin hapis cezalarının ertelenmesini sağlamaktadır.
İnisiyatif, PKK’nın silah bırakmasını beklemekte ve bu süreç, grubun hapsedilmiş lideri Abdullah Öcalan tarafından koordine edilmektedir. Öcalan’ın bu süreçteki konumu, Bahçeli tarafından ilk önerildiği gibi genişçe tartışılmakta; sürecin eleştirmenleri, Öcalan’a haksız yere “bir villa” gibi haklar verileceğini iddia etmektedir.
Uçum, Öcalan’ın durumunun yeniden değerlendirilebileceğini, ancak Öcalan’ın yaşam boyu hapis cezası aldığı günden bu yana iki yılı aşkın süredir hapiste kalmaya devam edeceğini ifade etti. Uçum, Öcalan’ın inisiyatifi gerçekleştirmek için “bir diyalog”un parçası olduğunu dile getirdi.
“Amaç belli: terör örgütünün çözülmesi. Kimi kurduysa, onun ile çözülmeli. Bu diyalog yoluyla mümkündür ve Öcalan’ın bu iş için görevlendirilmesi gerekiyor. Diyalogu kolaylaştıracak şekilde yerleştirilmelidir; bu bir gereklilik,” dedi Uçum.
