Türkiye’de esrar bulundurmanın cezası hala beş yıl hapis olabiliyor. Ancak aynı bitkiden üretilen ürünler, sıkı devlete kontrol altında eczanelerde yer alıyor. Cezalar devam ediyor ancak bir zamanlar aşılmaz görülen hukuksal duvar çatlamaya başladı.
Bu durum, sadece dar bir istisna mı, yoksa eczane sınırlarını aşabilecek daha büyük bir değişimin habercisi mi?
2025 yılında Türkiye, uyuşturucu yasasını değiştirdi ve Sağlık Bakanlığı’nın kenevirden elde edilen ürünleri denetlemesine olanak tanıdı. Ocak ayında bu düzenlemeye dair açıklama yapıldı. Bu değişiklik yalnızca tıbbi kullanıma yöneliktir ve keyif amaçlı kullanımı kapsamaz.
Yeni yasada dört farklı ürün türü belirtiliyor: tıbbi, sağlık, kişisel bakım ve destek ürünleri, bunlar arasında takviyeler de yer alıyor. Kenevir yetiştirmek ise hâlâ Tarım Bakanlığı’nın denetiminde ve izin gerektiriyor.
Kişisel bakım ve destek ürünleri, THC içeriği %0.3’e kadar olabilen ürünlerdir ve reçete gerektirmezken; tıbbi ve sağlık ürünleri Türk İlaç ve Tıbbi Cihazlar Kurumu (TITCK) tarafından lisanslanmalı ve sadece devletin elektronik sistemi üzerinden reçete ile satılmalıdır. Bu iki ürün türü, eczane dışında satışa sunulamaz.
Ürünlerin her biri QR kod ile fabrikadan eczaneye kadar takip edilmektedir. Online satışlar ve eczane dışı satışlar yasaktır. İzin olmadan satılan ürünler ise yetkililer tarafından confiscate edilip yok edilmektedir.
Bu değişiklikler, keyif amaçlı kullanımı etkilemiyor. Kişisel sebeplerle kenevir satın almak, bulundurmak veya kullanmak, Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi uyarınca iki ila beş yıl hapis cezasıyla sonuçlanabilir. Ayrıca, savcılara suçlamaları beş yıl erteleme hakkı tanınmakta ve bu süre zarfında en az bir yıl denetim ve gerektiğinde tedavi uygulanabilmektedir.
Hükümet, bu konuda net bir tavır sergiledi. Yasanın yayımlanmasının ardından üç gün içinde İletişim Başkanlığı’nın dezenformasyon merkezi, kenevirin yasal hale geldiğini reddetti. Üretimin sadece sıkı tıbbi ve endüstriyel kontroller altında yasallaştığını belirttiler. Sağlık Bakanı Kemal Memioğlu, bilimsel olarak desteklendiğini ve yalnızca bakanlık onayı ve reçete ile verileceğini vurguladı.
İstanbul’daki eczacılarla yapılan görüşmelerde, müşterilerin kenevir bazlı kremler hakkında daha fazla bilgi sorduğu ortaya çıktı. Sirkeci’deki Demir Eczanesi’nin eczacısı Ayşegül Demir, varisler için kenevir bazlı kremlere ilginin arttığını belirtti. Bunun yanı sıra, yurtdışından ithal edilen reçeteli kenevir damlalarının, epilepsi gibi nörolojik sorunları olan çocuklar için kullanıldığını ifade etti.
Başka bir eczacı, %90 oranında yabancı müşteri olduğunu ve Türklerin zaten bu ürünlerin satılmadığını bildiğini dile getirdi. Ancak varis kremleri için kenevir temin etme konusunda sıkıntı yaşamadığını aktardı. Üçüncü bir eczacı ise, tüm satışların reçeteye tabi olması gerektiğini ve bu konudaki yasal düzenlemenin gerektiğini savundu. Aksi durumda daha fazla bağımlılık vakasıyla karşılaşılacağını uyardı.
Demir, bu konuda da eczanelerde reçeteye tabi satışlar dışında bir satışı desteklemediğini kaydetti. “Bu tütün ile aynı şey,” diyen Demir, evde yanlışlıkla zarar verme riski taşıdığına dikkat çekti. Ancak, kenevirin yasa dışılığı kaldırıldığında kişisel kullanım için satışını yapıp yapmayacağına dair soruya, “Tabii ki, o zaman satarım. Neden satmayayım?” şeklinde cevap verdi.
Türkiye’de kenevirle ilgili davalar, tüm belgeleriyle kayıt altında. 2026 Türkiye Uyuşturucu Raporu’na göre 2025 yılında 80,746 kenevirle ilgili olay kaydedildi. Bunlar arasında 67,650’i kişisel kullanım nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi kapsamında işleme alındı ve yaklaşık 40 ton kenevir ele geçirildi. 2024’te ise tüm uyuşturucularda 374,948 kişi arasında 293,000’i 191. madde kapsamında işlem gördü ve yaklaşık 158,000 kişi ayaktan tedavi aldı.
Kenevir kullanımı hakkında kesin bir rakam vermek ise zor. Anadolu Ajansı tarafından bildirilen 15-64 yaş arası kişilerde yapılan ulusal bir ankete göre, yüzde 2.7’si hayatlarının bir döneminde kenevir kullanmış. 2026 yılının ilk sekiz ayında, İçişleri Bakanlığı verilerine göre 9,9 ton kenevir ve 12,6 ton skunk ele geçirildi.
Yasal reform tartışmaları devam ederken uzmanlardan bazı uyarılar geliyor. Psikiyatrist Nevzat Tarhan, tasarının Mecliste görüşülürken, olası bir “talep patlaması” hakkında endişelerini dile getirerek Parlamento başkanına yazdı. CBD’nin tıbbi amaçla kullanılmasının mümkün olduğunu belirten Tarhan, bu ilaçların morfin içeren ilaçlar gibi ithal edilebileceği görüşünde. Türk Psikiyatri Derneği de yasal düzenlemenin yavaş ve dikkatli bir şekilde yapılmasını önerdi.
Devlet, bu konuda açık bir tutum sergilemekte ve bunu birden fazla kez tekrarlamaktadır. Ancak uzun yıllardır var olan bir yasanın değişmesi, yalnızca bir başlangıç. Gelecek sayfayı yazmak için ne gerekecek?
